in

Dil Bağı

Dil Bağı

(Ankiloglossi / Hipertrofik Frenilum Liguale / Kısa Frenilum Linguale / Tongue Tie)

 

                       

Dilin, doğum öncesi ve sonrası olmak üzere, tüm yaşamımız boyunca yutma, emme, tat alma, çiğnemede dişlere yardımcı olma, ağız içini temizleme, konuşmada harflerin söylenmesi ve ağız içine alınan havanın ısıtılması gibi görevleri vardır.

Anne karnında geçirilen dönemin erken safhalarında dil, ağız tabanına yapışmış haldedir ve henüz ayrılmamıştır. Sonraki dönemlerde dil ağız tabanından serbestleşir ve ayrılmaya başlar. Bu ayrılma döneminde, ağız tabanına tutunma yerinde oluşan bozukluk sonucu dil tam ayrılamaz veya çok kalın bir bağ halini alıp, dilin hareketlerini engeller. Bu duruma “Dil Bağı/ Hipertrofik Frenulum Linguale/ Kısa Frenulum/ Ankiloglossi denir. Dil bağı, dilin hareketleri kısıtlar ve dil görevlerini tam olarak yapamaz. Genellikle hastaların karşımıza çıkış şekli, bebeklerde dilin meme başını iyi kavrayamamasından (Şekil1b), emmenin yeterince iyi olmaması, daha yapışık dil bağında ise  yeterli beslenememe ve kilo kaybı şeklindedir. Yine tükürüğün yetersiz yutulmasına bağlı ağızdan sürekli salya akması, emerken çok terleme ve annenin meme başında iyileşmeyen yaralar dil bağının belirtileri olabilir. Ağlama esnasında çoğu zaman dil bağı fark edilebilir.

Şekil 1a – Dilin normal pozisyonu -Etkili emme                      Şekil 1b-Dil bağında emme

Dil bağı, konuşmaya başlamış çocuklarda ise konuşma bozuklukları ile karşımıza çıkar.  Dil bağı konuşmada gecikme veya konuşamamaya neden olmaz. Çocuklar kelimeleri ağızlarında yuvarlayarak konuşurlar ve özellikle “ “d, l, r, s, t, z” harflerini zor söylerler.

Bunlar dışında dilin temizleme görevi yeterli yapılamadığından ağız hijyeninde bozulma, kötü ağız kokusu, diş çürükleri olabilir. Yine dil şeklinde bozulma, dilin ucunun çatallı şekilde ikiye ayrılması olabilir. Tüm bunlar bir araya geldiğinde ise çocuklarda sosyalleşme problemleri ve psikolojik problemler olabilir.

Dil Bağı Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Dil bağına tanı konulur konulamaz müdahale edilir. Dil bağında “Konuşmaya başlasın, problem olursa müdahale yapılır” yaklaşımı artık günümüze terk edilmiştir. Dil bağına yapılan müdahale küçük çocuklarda çoğu zaman ameliyathaneye ihtiyaç duyulmadan kolayca yapılmaktadır. İşlem sonrası hafif bir kanama görülmesi normaldir ve kısa zaman içinde bu kanama duracaktır. İşlemden hemen sonra bebek beslenebilir. Ancak çocuk büyüdükçe bu bağ güçlenir ve daha sert, kalın bir yapı halini alır. İşlem sonrası kanama kontrolü zorlaşır. Ayrıca çocuklar işlem sırasında psikolojik olarak da etkilenir. Bu yüzden bebeklik döneminden sonra işlemin ameliyathanede ve anestezi altında yapılması gerekir. Çoğu zaman da dikiş gerekir. Ayrıca konuşma başladıktan sonra yapılan müdahalelerde sadece operasyon, konuşmanın düzeltilmesine yeterli olmaz; çünkü dil harfleri yanlış şekliyle çıkarmaya alışmıştır. Bunun düzeltilmesi için operasyonun ardından hastaya konuşma terapisi de gereklidir. Bu yüzden dil bağına müdahalede gecikilmemelidir.

Dil bağı operasyonu küçük bebeklerde poliklinik koşullarında 1-2 dakika kadar, daha büyük çocuklarda ise ameliyathanede 10-15 dakika kadar sürer. İşlemden sonra dilin altında görülen beyazlaşma iltihaplanma değildir. İşlem yapılan bölge ıslak olduğundan, bu bölgede oluşması gereken yara iyileşmesi kabuk şeklinde değil, aftlarda olduğu gibi beyaz gözükür.

Ne düşünüyorsun?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Yazan Op. Dr. Tuba DİKMEN

Op. Dr. Tuba DİKMEN Çocuk Cerrahisi konusunda uzman olup, 1980 yılı, Gelibolu/Çanakkale doğumludur. Tıp eğitimi ve ihtisasını Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor…

0

Comments

comments

11 Hafta Gebelik: Gebelikte 11. Hafta

Gebeliğin İlk İki Haftası